FAQ Alevipedia:

Alevilik İslami bir inanç mıdır? Yoksa kendine özgü bir inanç mıdır?

Eğer İslami bir inanç ise neden diğer İslami akımlardan farklıdır?

Aleviliği İslamdan bağımsız bir din algısı olarak tanımlamak mümkün değildir. Aleviliğe şekil veren temel dinamiklerin tamamı İslam dini içerisinde şekillenmiştir. Bu durumun en bariz delili Alevilerin her fırsatta dile getirdikleri “Allah-Muhammet-Ali” birlemesidir. Bu bağlamda Allah; uluhhiyeti yani yoktan var edici olan tanrının birliğini simgelemektedir. Nitekim Alevilerin en önemli ibadetlerinden olan “Cemlerde” delil uyandırılırken, “Yaratanın/Uluhhiyetin nuru aşkına, Ya Allah, Ya Allah, Ya Allah” denilerek Tanrının birliğine ve yaratıcılığına vurgu yapılarak cemde hazır bulunanların da buna eşlik etmesi sağlanmaktadır. Muhammet, nübüvveti yani peygamberliği temsil etmektedir. Peygamber olarak Muhammet kabul edilmekte ve onun risaleti tartışma konusu yapılmamaktadır. Yine delil uyandırılırken “Nübüvvetin nuru aşkına, Ya Muhammet, Ya Muhammet, Ya Muhammet” denilerek peygamberliğinin tasdiki ceme katılanlarca da onaylanmaktadır. Ali ise velayet makamının sahibidir. “Velayetin nuru aşkına, Ya Ali, Ya Ali, Ya Ali” denilerek delil uyandırılması Ali’ye verilen değeri ifade etmektedir. Ali ve Muhammet aynı nurdan yaratılmış olarak kabul edilmektedir. Alevilere göre en önemli ritüellerden birisi olan Musahiplik, Ali ile Muhammet’in musahipliği ile başlamıştır. Dolayısıyla birini diğerinden ayırmak mümkün değildir. Dahası Müslüman olmanın temel gerekliliği olan kelime-I Tevhid Alevilerin dilinden düşmemekte ve “La ilahe illallah, Hak birsin Muhammeden resulullah, Aliyyün Veliyullah” (Allah’tan başka tanrı yoktur, Hak birdir, Muhammet Allah’ın peygamberidir. Ali Allah’ın dostu peygamberin vasisidir) şeklinde teleffuz edilmektedir. Ayrıca İslam dininin temel inanç esasları olan kitaplara iman, meleklere iman, peygamberlere iman, ölümden sonraki yaşama iman gibi esaslara da Aleviler sıkı sıkıya bağlıdır. Hal böyle iken Aleviliği İslam’dan bağımsız bir inanç gibi göstermek mümkün değildir.

Elbette ki Alevilik, İslam içindeki Sünni, Şii, Harici vb. oluşumlardan farklıdır. Farklı olmasının birçok haklı sebebi vardır. Bu haklı sebeplerin başında da Peygamberin ailesi olan Ehl-i Beyt’e bağlılık gelmektedir. Peygamberin vefatından sonraki süreçte, Ehl-i Beyt’e karşı yapılmış olan haksızlıklara Aleviler boyun eğmemişler ve bu yüzden birtakım baskılara maruz kalmışlardır. Doğal olarak bu baskılar Alevileri marjinalleştirmiş ve muhalif bir karakter kazandırmıştır. İktidarlarla barışık olmamaları onları her daim tetikte olmaya zorlamış ve kendilerine karşı gerçekleşecek komploları önlemek için çareler aramaya yöneltmiştir. Bu yönelim sonucunda, kendisine zulmeden kitlelerden farklılaşması gayet normaldir. Aleviliği İslam’dan farlı göstermeye çalışanların argümanları “İslam’ın beş Şartı” olarak öne sürülen esaslardır. Oysa “İslam’ın beş şartı” sadece Sünni Müslümanlar tarafından olmazsa olmaz olarak kabul edilmektedir. Şiiler “Furu-ud din” dedikleri farklı esasları benimsemişlerdir ve bu esaslar içerisinde “iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak” önemli bir yer tutmaktadır.  Alevilerin de yaşadıkları tecrübelerden hareketle İslami referanslı birçok uygulaması vardır.

Bir pir/mürşid’den el almak, ikrar vermek en temel esastır. Bu esas Aleviliği mezhep ve tarikat arasında bir konuma sokmaktadır. Mezhebin kelime anlamı “gidilen yol”, tarikatın kelime anlamı da “Yol” demektir. Nitekim Aleviler de Aleviliği tarif ederken, “Alevilik Allah, Muhammet, Ali Yoludur” diyerek, hem inançlarını ana dillerinde tarif etmekte hem de “biz mezhep bilmeyiz yolumuz vardır” diyerek, başkalarının kendileri hakkında hüküm vermesine karşı çıkmaktadır. Aleviliği diğer İslami oluşumlardan farklı kılan önemli hususlardan birisi de dini olan her şeyi “batıni” yani soyut yanıyla anlayıp uygulamaya koymalarıdır. Örneğin Sünni ve Şii Müslümanların namaz kılarak yerine getirdikleri ibadeti Aleviler pir ve mürşidlerine niyaz ederek yaparlar. İnsanların gönlünü/kalbini Allah’ın evi olarak görüp, insanların gönlüne girmeyi hac olarak kabul ederler. Ancak referanslarının tamamı Kur’an’dan, peygamberin ve on iki imamların yaşamlarından alınmaktadır.

Konu isteği

Alevilikle ilgili hangi konuların ilginizi çektiğini bize bildirin. Konu önerileri için formumuzu kullanın!