Kategoriler

Hz. Hatice

Hz. Hatîce, Hz. Peygamberin zevcesi ve ilk kadın Müslümandır. Küreyş’in Abdu’l-Uzzâ âilesine mensup Huveylid’in kızıdır. Bütün rivâyetler Peygamberi tanıdığı ve onu hizmetine aldığı zaman, kendi hesabına ticâret işlerini idâre eden zengin bir dul kadın olduğu noktasında müttefiktir. İki kere evlenmiş ve bu izdivaçlardan çocukları olmuştu. Hz. Peygamber ile evlenmeden önce iki evlilik yapan Hatice, ilk evliliğini Ebû Hâle Hind b. (Nebbâş b.) Zürâre et-Temîmî ile yaptı. Bu evlilikten, Resûl-i Ekrem’in şemâiline dair rivayetiyle tanınan ve onun terbiyesinde yetişen Hind adlı oğlu doğdu. Ebû Hâle’den bir de kızı olduğu söylenmektedir (İbn İshak, s. 229). Daha sonra Atîk (Uteyyik) b. Âbid (Âziz) el-Mahzûmî ile evlendi. Ondan da Hind (Ümmü Muhammed) adında bir kızı oldu. Kaynakların bir kısmında Hatice’nin önce Atîk ile, onun ölümü üzerine Ebû Hâle ile evlendiği de kaydedilmektedir. İkinci kocasının ölümünden sonra Kureyş’in ileri gelenlerinden bazıları soylu, güzel ve zengin oluşu sebebiyle kendisiyle evlenmek istedi; ancak Hatice bu tekliflerin hiçbirini kabul etmedi. Güvenli bulduğu kimselerle ortaklaşa ticaret yapmaktaydı. Tanıdıklarının tavsiyesi üzerine, çevresinde üstün ahlâk sahibi ve güvenilir bir genç olarak bilinen Hz. Muhammed ile ortaklık anlaşması yaptı ve kölesi Meysere’yi de hizmetine vererek Şam’a (Suriye) gitmesini istedi. Dönüşte başarılı bir tâcir, dürüst ve doğru sözlü bir insan olduğunu gördüğü, Meysere’den de ahlâkı ve davranışları hakkında bilgi aldığı, bütün bu özellikleri sebebiyle kendisine hayran kaldığı Hz. Muhammed’e evlenme teklif etti. Hz. Muhammed onun evlilik teklifini kabul etti. Onların evlenmesine, Hatice’nin arkadaşı olup daha sonra sahâbe arasında yer alan Nefîse bint Ümeyye’nin aracılık ettiği, Hz. Muhammed’e Hatice ile evlenmeyi düşündüğü takdirde bunu sağlamaya çalışacağını belirttiği, kaynakların çoğunda ikinci bir ihtimal olarak kaydedilmektedir. Güvenilir rivayetlere göre, Hatice’nin babası Hz. Muhammed ile evliliğinden çok önce ölmüştü; ancak bazı rivayetlere göre ise, Hatice’nin babası hayatta olup, bu izdivaca muhalefet etmiştir. Peygamberin o vakit 25, Hatice’nin de 45 yaşında olduğu aktarılmaktadır. Arap kadınlarının çabuk ihtiyarladığına dâir mâlûmat, Hatice’nin peygamberden 5 çocuğu olduğuna bakılırsa doğru olmasa gerektir. Hatice’nin büyük tüccarların düşmanca hareketleri neticesinde ağır zararlara uğraması ve rivayete göre, hicretten 3 sene evvel vukua gelen ölümü, peygamberin vaziyetini büsbütün istikrarsız bir hâle koymuştu. Hatice’nin kocası üzerindeki şahsî tesiri de ehemmiyetli olmuş gibi görünmektedir. Herhâlde rivayetler, ilk vahiy sıralarındaki heyecan ve endişe hâllerinde, peygamberin zevcesinden gördüğü manevî yardımı gayet cazip bir şekilde tasvir etmektedir. Varaka b. Nevfhel’in Hatice ile kardeş çocuğu olması, şüphesiz, peygamberin mücâdelelerinde yardımlarda bulunmasına yol açmıştır. Peygamberin mânevi hüviyeti ile çok sıkı bir rabıta arz eden cephesi dolayısı ile, Hatice ile din âleminin diğer mühim kadın şahsiyetleri arasında bir üstünlük meselesi bahis mevzuu olmuştur. Peygamberlik gelmeden önce Hz. Muhammed’in şehirden uzakta, özellikle Hira’da tefekkür yoluyla ibadet ettiği günlerde Hatice onunla hep meşgul olmuş, eve dönmesi geciktiği zaman hizmetkârları vasıtasıyla ona ulaşmıştır. Hz. Hatice’nin Resûlullah’ın hayatındaki en önemli rollerinden biri, peygamberlik geldiği zaman kendisine herkesten önce iman etmesi ve onu bütün varlığı ile desteklemesidir. Hz. Muhammed, Hira mağarasında bulunduğu sırada daha önce hiç karşılaşmadığı Cebrâil ona peygamber olduğunu tebliğ ettiği ve vücudunu üç defa kucaklayıp kuvvetlice sıktıktan sonra Alak sûresinin ilk beş âyetini öğrettiği zaman büyük bir heyecana kapıldı ve korkudan yüreği titreyerek evine döndü. Başına gelenleri anlattıktan sonra, “Bana neler oluyor, Hatice?” diyerek kendinden korktuğunu söyledi. Bunun üzerine Hz. Hatice Resûlullah’ın korku ve endişelerini gideren şu sözleri söyledi: “Öyle deme! Yemin ederim ki Allah hiçbir zaman seni utandırıp üzmez. Çünkü sen akrabanı gözetirsin, doğru konuşursun, işini görmekten âciz kimselerin elinden tutarsın, yoksulları kayırırsın, misafirleri ağırlarsın, haksızlığa uğrayan kimselere yardım edersin”

Kaynaklar ve bibliyografya

Ahmet Yılmaz Soyyer, Hünkâr Ansiklopedik Bektaşîlik Sözlüğü, Post Yayın, 1. Baskı, Istanbul, 2019 S.199-200

Makaleyi beğendiniz mi?
Gönderiyi paylaş
Tarihinde güncellendi 16 Şubat 2025

Geri bildirim

Görüşleriniz bizim için önemli! Düşüncelerinizi ve önerilerinizi bize bildirmek için geri bildirim formumuzu kullanın.

Geri bildirim

Görüşleriniz bizim için önemli! Düşüncelerinizi ve önerilerinizi bize bildirmek için geri bildirim formumuzu kullanın.

Konu isteği

Alevilikle ilgili hangi konuların ilginizi çektiğini bize bildirin. Konu önerileri için formumuzu kullanın!