Hâcim Sultan Velâyetnamesi Anadolu erenlerinden Hacim Sultân’ın hayatı hakkında bilgiler vermektedir. Velayetnâmedeki bilgiler sınırlı olup, menkıbevi anlatım şeklinde olduğu için karmaşık veriler içermektedir. Velayetnâmeden anlaşıldığına göre Hacim Sultân’ın soyu, İmam Ali el-Nakî’den Hz. Ali soyuna bağlanmaktadır. Asıl adı Receb’dir ancak Hacim Sultân diye tanınmıştır. Hacı Bektaş Velî de ona “kolu açık” unvanı verdikten sonra “Kolu Açık Hacim Sultân” diye meşhur olmuştur. Onun menkıbevi hayatına göre, Hoca Ahmed Yesevî’nin talebelerinden olup, onun tarafından Hacı Bektaş Velî’ye yoldaş yapılarak Anadolu’ya gönderilmiştir. İkisi birlikte önce Ka’be’yi ziyaret ettikten sonra Anadolu’da Sulucakarahöyük’e yerleşmişlerdir. Daha sonra Hacı Bektaş Velî onu Germiyan İli’nde Susuz adlı yere göndermiştir. Burada kendisine bir zâviye inşa eden Hacim Sultân, bölgede irşad faaliyetlerinde bulunmuştur. Velayetnâmede Hacim Sultân’ın gelip geçtiği veya konakladığı mahallerde, ilk dönemlerde tepkiyle karşılandığı ve ona “Biz burada ışık istemiyoruz” dediklerine bakılırsa, Kalenderî dervîş tipine çok benzediği tahmin edilebilir. Öte yandan velayetnâmede geçen Yörük ve Akkoyunlu Türkmenleri ifadelerinden hareketle Uşak bölgesinde XVI. yüzyılda konar-göçerlik eden Türkmenlerle çok sıkı ilişkilerinin bulunduğu da anlaşılmaktadır.
Menakıb-ı Hacı Bektaş Velî bu konuda bilgi veren hemen tek kaynaktır. Eserde anlatıldığına göre, halife olarak Uşak yakınlarındaki Susuz mevkiine gelen Hacim Sultân, buradaki Türkmenler arasına yerleşerek faaliyetlerini bütün Germiyan iline yaymıştır. Burada bir tekke yaparak birçok mürid edinmiş ve hayatının sonuna kadar burada yaşamıştır.
- Gölpınarlı’ya göre Hâcim Sultan Velâyetnamesi 1512’den önce yazılmıştır. Şüphesiz bu tahmin doğrudur. Ancak Hacı Bektaş ve Hacim Sultân’ın kendisine ait menkıbelerini burada daha tafsilatlı oluşu; Hacı Bektaş menâkıbnâmesindekilerin buradan özetlendiği ve nihayet 1478’lerde öldüğü kesin olarak bilinen ünlü Kalenderi şeyhi Otman Baba’dan genç bir şahıs olarak bahsedildiği göz önüne alınırsa, bu eserin Hacı Bektaş’ınkinden daha önce yazıldığı ortaya çıkar. Kısacası, Velayetname-i Hacim Sultân’ın, Hacı Bektaş menakıbından en az yirmi yıl daha önce, yani yaklaşık 1460’lar civarında kaleme alındığı söylenebilir.