Kategoriler

Güzide Ana

Alevi ve Bektaşî toplumunda “Güzide Ana” olarak adı ve deyişleri çok yaygındır. Ancak onun hayatı, doğum ve ölüm tarihleri ve eserleri hakkında ağızdan ağıza nakledilen söylentilerin dışında ayrıntılı bir bilgiye sahip değiliz. Şehit Feyzullah Çelebi’nin kızı olduğu ve Hacı Bektaş Velî Dergâhı’nda, Hazret avlusunun girişinde sol taraftaki terasta mezarı bulunduğu bilinmektedir. 18. yüzyılın ikinci yarısında yaşadığı kesin olmakla beraber, doğum ve ölümünün hangi yılda olduğuna ilişkin bir kayda rastlanamamıştır. Şiirlerinden, oldukça ileri düzeyde edebiyat ve felsefe eğitimi gördüğü kendini yetiştirdiği anlaşılmaktadır. Bazı deyişlerinde “Katibî” mahlasını da kullanan Güzide Ana, fakirane giyinişi, tüm gelirini fakirlere dağıtışı, haksızlığa hiç tahammül edemeyişi ile ünlüdür. Gördüğü kusuru, kim olursa olsun, açık biçimde ayıpladığı için kişiliğine ait hatıralar hâlen özdeyiş biçiminde söylenmektedir. İyi bir gözlemci, gerçekçi, ileriyi gören, akıllı, dengeli ve başarılı bir ozan olan Güzide Ana, tasavvufu, tarikat usul ve kurallarını özümsemiş, kuru din kurallarını umursamaz, softaları, yobazları, iki yüzlüleri, layık olmadığı yerlerde bulunanları eleştirir, kınar, sevgiye, dostluğa Hak aşkına, özlem gibi kavramlara şiirinde yer verir, sosyal konulara iğneleyici biçimde dokunur. Söyleyişi açık ve dolaysızdır. Sade, akıcı bir dili vardır. Türkçe’nin tadını nitelikli bir düzeyde yakalar… Etkileyici bir içtenliğe ulaşır. Kendine özgü buluşları, vurgulayıcı benzetmeleri şiirine güzellik katar. Keramet sahibi bir kimse olduğu şiirlerinden anlaşılmaktadır:

Bülbül-i şuarâ hep zârı bizden öğrenir

Tuti-i surnâ güftarı bizden öğrenir

Aşık-ı sadık olanlar bilir kavi-i kararım

Hem ehl-i harabât etvârı bizden öğrenir

 

Şâirlerin bülbülü ağlamayı bizden öğrenir

Düğün neylerinin tutisi ötmeyi bizden öğrenir

Sadık âşıklar benim kuvvetli kararımı bilir

Harabat / Tekke ehli tavırları bizden öğrenir

 

Biz hakikât kenzinin bevvâbının derbânıyız

Hem muciz marifet ehli’nin hayranıyız

Bizi hor görmeyin kim dil mülkinin sultânıyız

Bunca ârifler gelir esrarı bizden öğrenir

 

Biz gerçeklik kapısının kapıcısının kapıcısıyız

Hem mucizeler söyleyen marifet ehlinin hayranıyız

Biz gönül mülkünün sultanıyız bizi hor görmeyin

Bunca arifler gelip sırları bizden öğrenir

 

Dilber-i Şîrin için âlemde Ferhad olmuşuz

Gerçi mecnunuz ama Leylâ’dan âzad olmuşuz

Surette kemterleriz mânâda üstâd olmuşuz

Cümle âşıklar gelir dildârı bizden öğrenir

 

Alemde Şirin için Ferhad olmuşuz

Mecnunuz ama Leyla’dan kurtulmuşuz

Görünüşte aşağılığız, mânâda üstad olmuşuz

Cimle aşıklar gelip sevgiliyi bizden öğrenir

 

Ey Güzîde bezm-i gamda gezme hod serseri

Oluben meydân-ı aşkda merd olan gelsin beri

Bizdedir velhasıl mihr-i muhabbet defteri

Onca şairler gelir eş’ârı bizden öğrenir

 

Ey Güzide serseri olarak gam içinde gezme

Aşk meydanında erkek olanlar gelsin

Muhabbet güneşinin defteri bizdedir

Onca şairler şiirleri bizden öğrenir.

Kaynaklar ve bibliyografya

Ahmet Yılmaz Soyyer, Hünkâr Ansiklopedik Bektaşîlik Sözlüğü, Post Yayın, 1. Baskı, Istanbul, 2019 S. 193-194

Makaleyi beğendiniz mi?
Gönderiyi paylaş
Tarihinde güncellendi 18 Aralık 2024

Geri bildirim

Görüşleriniz bizim için önemli! Düşüncelerinizi ve önerilerinizi bize bildirmek için geri bildirim formumuzu kullanın.

Geri bildirim

Görüşleriniz bizim için önemli! Düşüncelerinizi ve önerilerinizi bize bildirmek için geri bildirim formumuzu kullanın.

Konu isteği

Alevilikle ilgili hangi konuların ilginizi çektiğini bize bildirin. Konu önerileri için formumuzu kullanın!