Kategoriler

Harabatî Ali Baba Tekkesi

Kuzey Makedonya’nın Tetova şehrinde bulunan Harabatî Ali Baba Tekkesi hakkındaki en ciddi bilgiler Yugoslavya döneminde tekkede mimarî bir inceleme yapmış bulunan mimar Ekrem Hakkı Ayverdi’ye âittir: “Tekkenin asıl kurucusu Sersem Ali Baba’dır. Fakat burada çok kalamayıp, İstanbul’a çağrıldığından tekke, yerine geçen Harabatî Baba’nın adıyla anılır olmuştur. Kalkandelenliler Bülteni (50. s.) Sersem Ali Baba’nın Kanuni’nin eşi Mah-ı Devran Sultan’ın kardeşi olduğunu ve Dimetoka Bektaşî asitanesinde şeyh olduğunu, Hurrem Sultan’ın hizmetçisiyle beraber, Dimetoka’dan Kalkandelen’e nakledildiğini, sonra İstanbul’a çağrılınca, yerine Harabatî Baba’nın geçtiğini bildirmektedir.

Bu bilgilerin doğruluğu hususunda kesin kanıt bulunmamaktadır. Bültenin verdiği malumat doğru ise, Sersem Ali Baba’nın Kanuni devrinden, yani XVI. Asırda yaşamış olması gerekmektedir. Onun ardından Tekkenin başına Harabatî Baba hemen geçmiş olsa, Harabat’i Baba’nın da XVI. Asırda yaşamış olması gerekmektedir. Oysa Harabati Baba’nın mezar taşında vefat tarihi olarak 1194 (1780) tarihi verilmektedir. Ya arada Tekke’nin başında başka isimler bulunmuştur veyahut da Sersem Ali Baba dendiği gibi Mah-i Devran Kadın’ın kardeşi ve 1550’lü yıllarda yaşamış birisi değildir. Her halükârda, bu konunun açıklığa kavuşturulması zor gözükmektedir. Nitekim Kalkandelenliler Bülteni’nde, Harabatî Baba’ya kadar Tekkenin başında bulunan Şeyhlerin silsilesi hakkında bilgi verilmemiştir. Ancak 1780’den sonra XX. asra kadar 11 şeyh geçtiği bildirilmiş ve son şeyhlerin Kasım ve Musa Babalar olduğu kayda geçirilmiştir. Zdravkovic tekkenin pek zengin vakfı olduğunu ve 40-50 dervîşinin müreffeh bir hayat sürdüklerini, çok misafir ağırlandığını, tekkenin 1912 Balkan Harbi’ne kadar faal olduğunu, Bektaşîler burayı terk edince güney tarafındaki binaların çoğunun yıkıldığını bildirmektedir. Krum Tomovski de tekkeyi, Rumeli şivesiyle, Arabati ismiyle kaydetmiştir.

Tekke geniş bir sahaya yapılmış birçok binalardan meydana gelmiştir. Avlu yüksek duvarlarla çevrilidir. Giriş kuzey tarafına düşer. Girişin sağında kubbeli matbah / mutfak, arkasında mihrabı olmayan mescid, matbah / mutfak ve camiin gerisinde, Sersem Ali Baba’nın 12 köşeli bir gövde üzerine, 12 dilimli kubbe ile örtülü türbesi, onun solunda Harabatî Baba’nın parmaklıklı türbesi ve sundurma vardır. Avlunun doğu kenarına doğru dervîşlerin matbağı ve ahırlar, anbarlar bulunmaktadır. Sersem Ali Baba’nın, kubbeli türbesine bitişik, etrafı parmaklıklı catılı binada Receb Paşa dahil, olmak üzere, 11 kabir vardır. Receb Paşa’nın lahdinin baş ve ayak taşları rokoko ve hatta kabuk-rokay süslere boğulmuştur. Sersem Ali Baba hakikaten Kanuni devrinde yaşamış ve İstanbul’a çağrılmış ise, burada bulunan türbesi bir makam olabilir. Bu durumu göz önünde bulundurmak gerekir. Diğer türlü düşünüldüğünde Sersem Ali Baba hakkında aktarılan bilgilerin yanlış olması muhtemeldir.

Bunların önünde, iki katlı, geniş saçaklı, tavanları oymalı bir konak bulunmaktadır. Bu konağın Abdurrahman Paşa’nın harem dairesi olduğu söylenmektedir. Konağın doğusunda, girişe yakın semahane / meydan evi bulunmaktadır.

Avlunun ortasında fırın, köşk hüviyetinde bir bina ortasında şadırvan ve etrafında istirahat yerleri bulunmaktadır.

Kitabe: Kitabede şunlar yazılıdır: “Hamdüllilah bu çeşme sebil-ü ber kemal / Sahib’ül hayrat Receb Paşa’ya gelmeye zeval / Ey gelen içen bu su’dan tarihine kıl nazar / Nüş edüp İmam Hüseyn’in aşkına ab-ı zülâl” (Allah’a şükür, bu akan çeşme mükemmel oldu Hayır sahibi Receb Paşa çok yaşasın Ey gelip bu sudan içen (kişi) tarihine bir bak: İmam Hüseyin’in aşkına berrak suyu içip (İbrahimi, 1985: 58). Hicri 1205 / Miladi 1790)

Semahane / Meydanevi: Semahane yapısı mescidin yanında yer almaktaydı. Günümüzde bu yapıdan sadece güney duvarı ayaktadır.

Matbah / Aşevi: Aşevi, mescidin kuzeybatısında bulunmaktadır. Dikdörtgen planlı bu yapı üç bölümden oluşmaktadır. Aşhane, mutfak ve kiler bölümlerine sahip yapı kiremit kaplı kırma çatı ile örtülüdür. Köşkhane: Sersem Ali Baba Türbe’sinin batı tarafında Köşkhane(Kışevi) yapısı bulunmaktadır. Bu yapı aslı görüntüsü ile günümüzde ayaktadır. Bir büyük ve dört küçük mekândan ibarettir. Mescit: Mescit yapısı kuzey kapısının yakınlarında bulunmaktadır. Moloz taşla inşa edilen yapının köşelerinde kabayonu taşla yapılan tamir izleri görülmektedir. Şadırvan: Harabatî Baba Sersem Ali Baba Bektaşî Külliye’sinin en gösterişli yapısı, tekkenin ortasında yer alan Şadırvan yapısıdır. Bu yapı birbirine ahşap kapı kanatları ile bağlantılı olan iki bölümden oluşmaktadır 18 ahşap sütunla desteklenen şadırvan kiremit kaplı düz çatı ile örtülüdür. Birinci mekânın ortasında mermerden yapılmış yedi köşeli ve fıskiyeli bir havuz bulunmaktadır. Fatma’nın Evi: Külliye’nin kuzey tarafında Fatma’nın Evi veya diğer adıyla Harem Dairesi bulunmaktadır. Bu yapı Receb Paşa tarafından hasta olan ve genç yaşta ölen kızı için yaptırılmıştır. Harim: Harim kısmının tavanı alçı kabartma tekniğinde bitkisel motiflerle süslenmiştir. Tavan dikdörtgen biçimli bir yüzeyi oluşturur. Bu yüzey, köşelerde birer üçgen köşelik ve ortada bir daireye bölünmüştür. Misafirhane: Külliye’nin güneyinde yer alan ana kapısının yakınında Misafirhane (Konak) binası bulunmaktadır. Bu yapı iki katlı bir konaktır.

Ahır: Külliyenin kuzey kapısı hizasında Ahır binası bulunmaktadır.

Tekkenin günümüzdeki hali ise harabe halindedir. Tekke içerisinde bulunan Cami, Sünni Müslümanların kontrolüne verilmiştir. Tekke’de Bektaşiliği temsilen Derviş Teqe bulunmakta ve Tekke’nin hizmetini yürütmektedir. Başta Türkçe, İngilizce ve Almanca olmak üzere çok sayıda yabancı dili rahatlıkla konuşan Derviş Teqe, Tekke’nin uluslararası yüzü olmuştur. Ancak Tekkede Derviş Teqe’nin bulunduğu alan, Sünni Müslümanlarca kuşatılma altındadır denilse yeridir. Derviş, Sünni yetkililerce sürekli olarak taciz edilmektedir.
Günümüzde Avrupa Ülkelerinden ve Türkiye’den çokça kişi Tekkeyi ziyaret etmektedir. Üsküp yakınlarındaki Tetova şehrinde bulunan Harabati Tekkesi’nin restore edilerek Bektaşilerin hizmetine verilmesi gerekmektedir. Bu içinde bulunduğumuz çağın ve inançlara saygının zorunlu bir sonucudur.

Kaynaklar ve bibliyografya

Soyyer, A. Yılmaz, 2019, Hünkâr Ansiklopedik Bektaşîlik Sözlüğü, 1. Baskı, İstanbul, Post Yayın Dağıtım, S. 207-209

Makaleyi beğendiniz mi?
Gönderiyi paylaş
Tarihinde güncellendi 18. Şubat 2025

Feedback

Ihre Meinung ist uns wichtig! Nutzen Sie unser Feedback-Formular, um uns Ihre Gedanken und Anregungen mitzuteilen.

Geri bildirim

Görüşleriniz bizim için önemli! Düşüncelerinizi ve önerilerinizi bize bildirmek için geri bildirim formumuzu kullanın.

Konu isteği

Alevilikle ilgili hangi konuların ilginizi çektiğini bize bildirin. Konu önerileri için formumuzu kullanın!