Kategoriler

Baba

Baba kelimesine, tasavvufi bir terim olarak Selçuklular zamanından başlayarak, tarihi kaynaklarda karşılaşılan bir kavramdır. Selçuklu hükümdarı Tuğrul Bey, Hemedan’a geldiği zaman, orada Baba Cafer ve Baba Tâhir adlı iki sûfîyle karşılaşmış ve bilhassa Baba Tahir’den nasihat dinlemiştir. Tuğrul bey devirinden başlayarak İran’da ve daha sonra Anadolu’da ve Rumeli’de baba lâkabını taşıyan birçok meczuplara, şeyhlere ve sûfî şâirlerine rastlanılmaktadır. Şâir ve sûfî Baba Afzal-i Kaşî, Baba Kemâl Hocandî, Timur’un ziyaret ettiği Baba Süngü ve baba lâkabını taşıyan halifeleri, yine bu asırda Sabzvar’da Baba Şemsî Miskin, XV. asırda Abivard’de Baba Sevdaî, Baba Hüdaydâd, şâir Baba Figânî, Baba Kûhî, Baba Nimetullâh Nahcivânî vb. gibi. Türkler arasında çok yayılmış olan Yesevîlik tarikatının ve Ahmed Yesevî’ nin tesiri ile, ata kelimesi ile müteradif olarak, baba ve bunun kısaltılmış şeklinden başka bir şey olmayan “bâb” tâbirlerinin Türkler arasında çok yayılmış olduğu düşünülürse, bu mesele daha anlaşılır olacaktır. Her ne kadar Barthold Arapça kapı anlamına gelen bâb kelimesinin, Türkistan’da İslâm dinîni yayanlara verilen bir unvan olduğunu iddia ederse de bunu te’yid edecek hiçbir kaynak yoktur. Baba unvanlı sûfîlere, İran’da, bilhassa XII. asırdan başlayarak ve en fazla da güney Azerbaycan’da, Tebriz’de rastlanılmaktadır. Bu baba ünvanlı sufiler; Baba Hasan Surhaî, Baba Ahmed, Baba Âbidîn, Baba Afîf, Baba Mezid, Baba Farac, Baba Çoban gibi Anadolu’da Babâîler İsyânı ismi ile bilinen büyük hareketi hazırlayan Baba İshak (kendi taraftarları arasındaki lâkabı ile Baba Resulullahtır. Bundan etkilenen pek çok Türk tarikatine mensûp şeyhler de çoğunlukla baba ünvanını kullanmışlardır.
Bektaşîlerde taliplikten sonra ulaşılan bir üst makama Baba denilmektedir. Baba olan kişi mürşîd olmuş demektir. Can uyandırmaya yani tekke açıp talip edinmeye hak kazanmıştır. Babagân Bektaşîlerinde baba oluş, eğitimini tamamlamış dervîşler arasından lâyık olana babalık erkânıyla mürşitlik verilmesi şeklindedir. Buna hem Halîfebabanın hem de diğer canların onay vermesi gerekmektedir. Halîfebaba, babalık unvanını merasimle (babalık erkânı) verir. Çelebilerde ise dede ve baba olacaklara Çelebi karar verir. Mesela Çelebi Cemâleddin Efendi, Sıdkî Baba’yı Merzifon’un Hariz köyüne baba olarak irşadla görevlendirmiştir.

Kaynaklar ve bibliyografya

Soyyer, A. Yılmaz, 2019, Hünkâr Ansiklopedik Bektaşîlik Sözlüğü, 1. Baskı, İstanbul, Post Yayın Dağıtım, S. 73

Makaleyi beğendiniz mi?
Gönderiyi paylaş
Tarihinde güncellendi 28 Haziran 2024

Geri bildirim

Görüşleriniz bizim için önemli! Düşüncelerinizi ve önerilerinizi bize bildirmek için geri bildirim formumuzu kullanın.

Geri bildirim

Görüşleriniz bizim için önemli! Düşüncelerinizi ve önerilerinizi bize bildirmek için geri bildirim formumuzu kullanın.

Konu isteği

Alevilikle ilgili hangi konuların ilginizi çektiğini bize bildirin. Konu önerileri için formumuzu kullanın!