Horasan, Horasan Tasavvuf ekolü olarak bilinen mistik anlayışın doğup geliştiği yerdir. Burada ortaya çıkan tasavvuf ekolü aşk ve vecdi öncelemiştir. Horasan Ekolü, bağlılarına sevgi ve barışı önceleyen, toplum içerisinde insanlarla ilişkilerin düzeltilmesini hedefleyen bir düstur telkin etmiştir. Dünya malına değer vermeden bir lokma bir hırka yaşayan dervişlerin yetiştiği bir ortam sunmuştur. Başta Hacı Bektaş Veli olmak üzere Anadolu’ya yönelen sayısız tasavvuf önderi Horasan Ekolünü benimsemiş ve öğrencilerini de dünya malına değer vermeyen, aşk ve vecd içinde Tanrıya yönelmiş, Halk içinde Hakk’la yaşayan şahsiyetler olarak yetiştirmişlerdir. Bu yetişen isimler Şeyh olarak başka toplulukları eğitmekle görevlendirilmiştir.
Anadolu topraklarının Müslümanlaşması hususunda bu şeyhlerin önemli bir fonksiyon icra ettikleri taraflı tarafsız tüm araştırmacılar tarafından kabul edilmektedir. Anadolu’ya, özellikle, XIII. yüzyıl başlarından itibaren vuku bulan göçlerde değişik tasavvuf mekteplerine bağlı Sünnî veya Batınî dervîş grupları gelmişlerdir. “Horasan Erenleri” deyimiyle, Horasan’daki tasavvufi mekteplerden önce Anadolu’ya ardından da Balkanlara giden öncü Müslümanlar kastedilmektedir.
Horasan Erenleri, Anadolu’da tasavvufi hareketin giderek ilgi görmesiyle başlayan tekke ve zaviyelerin inşasında baş aktör olmuşlardır. Özellikle Moğol saldırılarının sebep olduğu göçmen hareketi sonrası bozulan toplumsal yapının düzelmesinde ve Ahiler eliyle ekonominin yeniden canlanmasında da Horasan Erenlerinin etkisi görülmektedir. Diğer taraftan başta şiir ve edebiyat olmak üzere sanat ve fikirde parlak eserlerin ortaya çıkmasında da Horasan Erenleri öncü rol oynamışlardır.