Arapça kökenli olan „Hizmet“ kelimesi, Aleviler ve Bektaşiler arasında da Arapçadaki anlamıyla kullanılmaktadır. Bektaşiler arasında Tekkeye yeni giren, ilmin lezzetini tatmamış, hallerin nefesleriyle uyanmamış Talibin durumu ve yaptığı işler, hizmet olarak değerlendirilir. Benzer durum Aleviler arasında da geçerlidir. Alevi derneklerinde, Cemlerde, Alevilerin bir araya geldiği toplantılarda velhasıl umuma yönelik olarak gerçekleşen her türlü etkinlikte yerine getirilen işler, „hizmet“ olarak isimlendirilir.
Taliplerin pirlerinden elde etmeyi umdukları „Himmet“, hizmete bağlıdır. Bu durum Kuran’ı Kerim’deki Muhammed Suresinin 7. ayetiyle izah edilmektedir: “Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım eder.” Dolayısıyla halka hizmet, Hakk’a hizmet olarak görülmekte ve karşılığı da Hakk’tan beklenilmektedir.